Sabah güneşi doğurup akşam batırmak, alçak yaban kedisi ve daha da alçak ev kedisi nöbetleri, ağ kontrolleri, avcunun yarısı bile olmayan ötücüler ve şans eseri yakalanan diğer büyük kuşlar, çamur düzlüğü( iyi mi kötü mü bilemedim), gözlemler, çığlıklar, pırıltılı gözler, gece bip sesleri dinleten Sylvia borinler, elde anten tutan bi kadının araba camından kafayı çıkarıp 'burası neresi?' diye sorması- a: pardon bu yol nereye çıkıyo? b: siz nereye gitmek istiyosunuz? a: biz bi yere gitmeye çalışmıyoruz sadece bu yolun nereye çıktığını söyleyin, acelemiz var. b: siz kime bakmıştınız? a: biz bi kuşun peşindeyiz. nerdeyiz bi söyler misiniz? (istisnasız aynı diyaloglar), cüzdansız kimliksiz geri dönüş yolunda dondurma hayali kurarken semaver daveti, çaylar, pideler, aile saadeti, yazlık keyfi, buram buram kokulu üzüm, kat kat üstü masaj borcu, küçük çay bardağında 5 kır papatyasıyla başlamış doğum günü kutlamasının cümbür cemaat ama çok geç bi keyifli yemeğe dönüşmesi, ertesi güne de sarkan curcunası, sakallı akbaba, dünden bugüne mizah dergilerinin gidişatı temasını yağmur ormanlarındaki vejetasyona bağlayabilen bir üstün yetenek, şehirler arası otobüste kirpi kaçırma hikayeleri, askerliği biter bitmez hiç bi yere uğramadan soluğu istasyonda bulanlar, biri Mısırlı biri Polonyalı iki göçmen kuşun(bi tanesinin deyimiyle) iki günlük ziyareti, Türkiye'nin başka yüzleri, ağ yapımı, gece sivrisinek baskını, son gece rekor saat 1'e kadar göç nöbeti ve mecbur uyku.
Kattığın yeni tutkunun peşinden baharda görüşmek üzere Cernek.
Delice doğan...

Erişkin bir erkek fotoğrafı bu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder