7 Ekim 2009 Çarşamba

Kavruk

Nazlim, yandığım zamanlar benimle dalga geçerdi ''Başak, biraz kavruk görünüyosun.'' diye. Şimdi topluca dalga geçiyoruz birbirimizin yanıklarıyla. Hepimizde arazi - amele yanığı. Ve sanki hepimiz giderek kararıyoruz. Bence benim yüzüm gün geçtikçe siyahlaşıyor. Ayrıca ne yazık ki dün Onur hocanın dediği gibi ''Başak, sendeki ayrı bi elma kızarıklığı!'' durumunda ben ekstra karayım. Çok dert ettim yahu bunu. Hiç sevmiyorum yanmayı. Neyse, geçer heralde çok uzun olmayan bi sürede.

Bugün dolmuşta eve dönerken bi trafik ışığında durduk. Sağ tarafımızdaki bi arabanın sürücü koltuğunda telefonla konuşan bir baba ve arka koltukta da 7-8 yaşlarındaki oğlu var. Yanakları pofuduk pofuduk, gözleri cin gibi parlayan,, tam o yaşın haşarılığında sarışın bi çocuk. Derin bir nefes alıp yanaklarını şişiriyor, camı buğulandırıyor. ''Hah, dedim, bir harf yazacak şimdi o küçük buğulu bölgeye.'' Yazmadı tabi ki. Çünkü o henüz çevreyi kavramaya çalışan bir erkek çocuğu; o uğraşarak yarattığı minik yazı tahtasına kocaman bir çarpı attı. Tekrar şişirdi yanaklarını, bu sefer de dudaklarının izini çıkardı yarattığı buğuya. Sonra gözlerini kaldırdı yukarı ve etrafa bakındı, bir sağa bir sola, bir de ileri baktı onu izleyen var mı diye. Pofuduk dudaklarını buğu yaratmadığı cama yapıştırdı bir kez daha. Babasıysa arka taraftaki hareketlilikten uzak bir şekilde aynı hararetle telefon konuşmasına devam ediyordu. Işık kırmızıdan yeşile dönünce dolmuşun yanından ayrıldı araba.
O yaşlardaki kendimi düşündüm. O yaşlarda bir kız çocuğu cama buğu yapıyorsa ya bir ismin baş harfini çizer ya da yıldız, çiçek falan çizer. Daha o zamanlardan çok daha kompleks düşünmeye ve bunu etkinleştirmeye başlar. Bu çocuk, o yaşlarda hoşlandığım bi sınıf arkadaşım olabilirdi. Ben onun adının baş harfini annanemin mutfak penceresine buğuda yazıyorken o gayet de babasının arabasında pofuduk dudaklarını haylaz haylaz cama yapıştırıyor olabilirdi. Sanırım şimdiki halimle o haylaz ve daha düz düşünen oğlan çocuğu olmayı tercih ederdim =)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder