12 Şubat 2010 Cuma

Hiçliğin Ortası

Yola çıkmadan bi gün önce Kızılay'da oturuyordum. Oturduğum yerin camından dışarı baktım. Araçlar, sokak lambaları, kaldırımlar, binalar, dükkanlar, bir cami, bir sürü insan. Dedim ki ''Oh be, yine kaçıyorum bir süreliğine uzaklara. Ve hiçliğin ortasındaki bir yere.''
Peki niye hiçlik dedim ki buraya? Aslında kastettiğim şey tam tersiydi. Yani benim için çok daha fazla şey ifade eden bir var oluşa gidiyordum. Denizin, göllerin, çayır çimenin, sazlıkların, gogoların, kuşların, bir sürü yabani hayvanın olduğu bir yere.

Hiçlik, öyle bir kelime olarak yer etmiş ki; medeniyetin uzağı olarak anlam kazanmış. Oysa doğallığı hala bozulmamış yerler olsa olsa, VARLIĞIN yeri olabilir.
Göldeki siyah noktacıkların hepsi su ve kıyı kuşları :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder