
Sevinçler de hüzünler de ayrıntılarda gizli.
Ve pek çok klişe.
Harvie Krampet'ım ben. Olgular var hep kafamda. Çoğu zaman çoğu şeyi cümleye dökemiyorum. Dökme gereği de duymuyorum açıkçası. Cümlelerdense kelimeler veya kelime öbekleriyle var olmayı tercih ediyorum. Cümlelerde iyi kötü bir düzen nizam vardır. Ama bende onlara yer yok. Düzensiz de olsa salt duygularımla varım ve onlarla yaşıyorum.
Asık suratlı insanları sevmiyorum. İnsanın hayat enerjisini ve neşesini emiyorlar. Babamın iş yerindeki o kadına sinir oldum o yüzden. O tombul kadına ve anlata anlata bitiremediği kızınaysa bayıldım.
''Anne bugün arabada biraz kalabalık olcaz.''
'' Neden? Arkadaşların da mı bizimle gelicek?''
'' Yok hayır. Sınavım var da, yusuflarla birlikte oturduk arka koltuğa.''
Acilen bir ortam yaratılsın ve tanışıyım istiyorum o kızla. İkinci ağızdan dinlediklerim bile gülmekten öldürdü.
Anneannem beni zorlamasa, 'Başak beni aramıyo' diye anneme dert yanıp durmasa, daha bi keyifle gidip görücem. Yanında olmayı seviyorum. Ama bir şeyleri mecburiyetten yapıyormuş gibi hissettirilmek sinirime dokunuyo. İçimden geliyorsa da gelmemeye başlıyor. Kimse zorlamadı işte, gittim oturdum saatlerce, çok da keyif aldım. Zorlamayın beni efendim.
Ilık bir yaz akşamı Tunalısında huzurludur yürümek. Sakarya'ya gidilir. Emekli öğretmenler lokali bulunur. Başak hanım hayatında ilk defa aklı başındayken bir fasıla dahil olmuş olur. Hümakla bir rakı sofrasına oturulur. Anason kokusundan bulanan mideye sövülerek bir beyaz şarap açılır. Ama mezelerden geri kalmak olmaz. Tülin abla ile tanışılır. Beyaz saçlı, kısa boylu, tombul ve bol makyajlı pek tatlı bir lokal solisti güzelidir kendileri. Şeyda'yla Turgay'a hal hatır sorar, ayaküstü muhabbet edilir. Pek sevilir Tülin abla. Bir kenarda İrem var gözleri yaşlı. Ama kanmayın, az sonra yanlış anlaşılmayı fark edip yaşlarını silerek ortaya atlayarak göbekler atacak. Kırmızı köşedeyse Emrah var. Hiç sormayın, varlığını daha yenilerde öğrendiğimiz Selin'inden ayrılmış. Pek dertli. Dertler muhabbeti açılıyor. Turgay, dertlenince ağlamadığını söylüyor. O ağlamaz, kendini minibüsün tepesinden aşağı atar. Bir tek Şeyda, ben ve Turgay anlayıp gülüyoruz. Ben dalgaya vuruyorum ama o da öyledir umarım. Murat, siyah pantolon askılarını takıp da gelmiş. Kendisi Polonyalı bir musluk tamircisi rolündeki porno yıldızıdır.
Ne kadar kahretsen de
Ah etmem sana. =)
Öptüm.
Ve pek çok klişe.
Harvie Krampet'ım ben. Olgular var hep kafamda. Çoğu zaman çoğu şeyi cümleye dökemiyorum. Dökme gereği de duymuyorum açıkçası. Cümlelerdense kelimeler veya kelime öbekleriyle var olmayı tercih ediyorum. Cümlelerde iyi kötü bir düzen nizam vardır. Ama bende onlara yer yok. Düzensiz de olsa salt duygularımla varım ve onlarla yaşıyorum.
Asık suratlı insanları sevmiyorum. İnsanın hayat enerjisini ve neşesini emiyorlar. Babamın iş yerindeki o kadına sinir oldum o yüzden. O tombul kadına ve anlata anlata bitiremediği kızınaysa bayıldım.
''Anne bugün arabada biraz kalabalık olcaz.''
'' Neden? Arkadaşların da mı bizimle gelicek?''
'' Yok hayır. Sınavım var da, yusuflarla birlikte oturduk arka koltuğa.''
Acilen bir ortam yaratılsın ve tanışıyım istiyorum o kızla. İkinci ağızdan dinlediklerim bile gülmekten öldürdü.
Anneannem beni zorlamasa, 'Başak beni aramıyo' diye anneme dert yanıp durmasa, daha bi keyifle gidip görücem. Yanında olmayı seviyorum. Ama bir şeyleri mecburiyetten yapıyormuş gibi hissettirilmek sinirime dokunuyo. İçimden geliyorsa da gelmemeye başlıyor. Kimse zorlamadı işte, gittim oturdum saatlerce, çok da keyif aldım. Zorlamayın beni efendim.
Ilık bir yaz akşamı Tunalısında huzurludur yürümek. Sakarya'ya gidilir. Emekli öğretmenler lokali bulunur. Başak hanım hayatında ilk defa aklı başındayken bir fasıla dahil olmuş olur. Hümakla bir rakı sofrasına oturulur. Anason kokusundan bulanan mideye sövülerek bir beyaz şarap açılır. Ama mezelerden geri kalmak olmaz. Tülin abla ile tanışılır. Beyaz saçlı, kısa boylu, tombul ve bol makyajlı pek tatlı bir lokal solisti güzelidir kendileri. Şeyda'yla Turgay'a hal hatır sorar, ayaküstü muhabbet edilir. Pek sevilir Tülin abla. Bir kenarda İrem var gözleri yaşlı. Ama kanmayın, az sonra yanlış anlaşılmayı fark edip yaşlarını silerek ortaya atlayarak göbekler atacak. Kırmızı köşedeyse Emrah var. Hiç sormayın, varlığını daha yenilerde öğrendiğimiz Selin'inden ayrılmış. Pek dertli. Dertler muhabbeti açılıyor. Turgay, dertlenince ağlamadığını söylüyor. O ağlamaz, kendini minibüsün tepesinden aşağı atar. Bir tek Şeyda, ben ve Turgay anlayıp gülüyoruz. Ben dalgaya vuruyorum ama o da öyledir umarım. Murat, siyah pantolon askılarını takıp da gelmiş. Kendisi Polonyalı bir musluk tamircisi rolündeki porno yıldızıdır.
Ne kadar kahretsen de
Ah etmem sana. =)
Öptüm.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder