7 Ekim 2010 Perşembe

Geldim sanki

Çoooook uzun bi yoldan geldim. Biraz yoruldum sanırım. Biraz yol yorgunluğu belki.

Dinlenmeyi yine yorulmada buluyorum şimdi. Ben koştururken elimden tutup popomun üstüne oturtacak biri çıkana kadar da bu yorulmalar bitmeyecek sanırım.

Şimdi zaman biraz da anlamlı yorgunluklar yaratmakta. Ağustosta gelmiş işlerini erken toparlayıp. Dersini alamadığım için üzülüp duruyordum. Öğrendim ki biyoloji - evrim felsefesi üzerine tartışmalar yapacak bir ekip oluşturuyormuş; isteyen gelsin demiş. Hiç beklemedim, çaldım kapısını. Kulağında kulaklık vardı, 'Bir dakika' diye işaret etti. Kafamı sallayıp kapıdan dışarı çıktım. Aynı koridordaki danışmanıma doğru giderken kapısını açıp adımı seslendi koridora: '' Hadi gel.'' (İsimleri hatırlama kibarlığında bulunan bir insan. Miss September ve kuş sesleri çıkaran kızdan ve adımızı öğrenme çabasına bile girmemiş birilerinden sonra)

Bir akademik çalışma hevesine soktu yine. Ve sanki hiç ara vermemişim gibi okula.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder