29 Mart 2009 Pazar

DEPREM

Yakın zamanda orta şiddetli bir deprem oldu mu acaba Ankara yakınlarında diye merak ettim. Sallandığımı hissediyordum bir haftadır. Bitmek bilmeyen bu sallantılar yüzünden başım dönüp midem bulanmaya başlamıştı. Ya korkudan gözüme uyku girmiyordu ya da yorgun düşüp uzun saatler boyunca uyuyordum. Yemek yiyip durdum ilk başta; ya bir göçük altında kalsaydım? Sonra baktım çok yemişim, mide bulantıları bu sefer aşırı yiyecek yüklemesinden oluyor, onu da kestim. Baş dönmelerim yüzünden bir sağa savruluyordum, bir sola.

En sonunda dayanamadım, çıktım evden bir arkadaşa sordum. ''Hocam, dedim, böyle böyle ben sallanıyorum bir haftadır.'' Tuttu beni omuzlarımdan, sağlamca sarstı bir öne bir arkaya birkaç kez. Sarsarken de biraz konuştu. Ben konuştum, o konuştu... Biraz sonra ayrıldık. Yolda eve gelirken düşündüm. Kulağıma kulaklığımı takıp müzik dinlemeye başladım. Yolu izledim. Yoldaki insanları izledim. Yoldaki evleri izledim. İçime döndüm, içimi izledim. Geçmişime baktım biraz, bunalıp şimdime baktım. Şimdim komik bi tanımmış ama eğlenceliymiş bunu fark ettim, sevdim. Bugünümün de geçmişteki pişmanlıklarımı taşımasını istemediğime karar verdim.

Eve gelince internete girip son depremlerden Ankara'daki depremlere bakıyım artık dedim. Sayfa açılmadı. Sayfa bana 'bağlanıyor' derken fark ettim ki deprem Ankara'da değil kendi içimde. E sallanan koca bir şehir değil ki, ufacık minicik benim. Ve kontrolü benim ellerimde. Daha önce ne depremler ne doğal afetler atlattım da hala yaşıyorum. Yaşıyorum ve onların hepsinin ardından kendimi kabuğumun içine hapsettiğim dönemler yüzünden pişmanlık duyuyorum. Çünkü bu süre boyunca kendime zarar verip kendimi üzmekten başka hiçbir amaca hizmet etmiyorum. Herkese hep 'önce kendini düşün.' diye önerirken ben hep tam tersini yapıyorum.

'Tamam, dedim, bundan sonra sallanacağın tek yer srt sırasında üzerinde tırmandığın ip olacak.'' Hatta bunu dedikten sonra teknik espri yapmış olmanın hazzını ve malca mutluluğunu yaşadım. Öyle coştum ki, bu coşkuyla kalkıp iki göbek atıp geri oturdum. Sonra bu abartıyı kimsenin yemeyeceğini idrak edip utandım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder