8 Mayıs 2009 Cuma

efsane


Bir keresinde bir arkadaşım ''oo efsane geri döndü demek.'' demişti. Aslında gitmesi, gelmesi, geri dönüp vites değiştirmesi, direksiyon kırması gibi bi durum yok ortada. Daha çok, iki trenin sürekli olarak ilerlemesi ve arada bir ilerledikleri rayların birbirine yaklaşması gibi bi durum. Bazen çok bazen az. Bir gün makasta da karşılaşacaklar ama bu çarpışmanın sonunda trenlerden biri yok olur, büyük bir felaket mi olur yoksa ışıltılı patlamalarla bi havai fişek gösterisi mi çıkar bilmiyorum.


O değil de ben yara izlerini seviyorum. Eğer çok ezik değillerse taze hallerini de seviyorum. Ama en çok, kabuğu da düştüktekn sonra yıllar sonrasına kadar uzanan halini. Çünkü onlar yaraların değil, anıların izleri aslında. Yaralarıma bakıp ''şu şurda olmuştu, bu böyle olmuştu, şu çizik olduğu gün gülmekten gözlerim yaşarmıştı.'' demeyi seviyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder