4 Temmuz 2009 Cumartesi

Parpali

Parpali, Lazca'da kelebek anlamına geliyor. Söylenmesi çok keyifli bi kelime. Ve bence biraz sonra bahsedeceğim yerde parpaliler de uçuşmalı...

Her zaman çocuklar için mi yoksa yetişkinler için mi olduğu tartışılan, çok keyifli yaratıcı zekaların yarattığı kitap ve filmlerde geçer böyle yerler. Odamdaki beyaz dolabın en soldaki kapağının içinden geçiliyor içeri. Etekleri biraz kenara itip aralarından ilerlediğim zaman ilk bakışta dolabın arkası gibi görülen yer, yeşile dönüyor. Yeşili giderek tüm dolaba yayılıyor ve kendimi kocaman bir bahçenin içinde buluyorum. Benim bahçem burası. Çimlerle kaplı küçük tepelerden oluşuyor. Uzun uzun ağaçlar çevrede, düzensiz şekilde dağılmış çiçekler var aralarda. Biraz ileri bakınca bir göl görünüyor. Göle doğru bakan da bir salıncak. İstediğim zaman sallanıp gökyüzüne doğru uzanabileceğim, gözlerimi kapatıp kendimi uçuyor gibi hissedebileceğim, yüzümde sadece rüzgarı hissedip eğer geceyse hep dolunay olan ayı görebileceğim ve her şeyi o an için zihnimden atabileceğim bir salıncak. Burnuma dolan yasemin ve hanımeli kokusu.

İlerde bahçeli bi evim olursa kedi veya köpek aldıktan sonra yapacağım iki şey var. Birisi bahçeye bi salıncak koymak upuzun. Diğeri de yasemin ve hanımeli dikmek.

Hala Teoman'dan Çobanyıldızı çalıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder