Utku verdiği sözleri unutmaz (bana bir buçuk sene önce vermiş olduğu papatya alma sözü dışında). Vücut uzuvlarına mektuplar yazdığını söylemişti ve birkaç tanesini okutmuştu. Ama onunla bu damar mevzusuna nerden girdiğimizi ve benim ondan nasıl bir yazı istediğimi bile hatırlamazken şöyle bir mesaj geldi sözlük üzerinden: ''damarlarıma yazdığım mektubum son hali. senin kafandaki gibi oldu mu bilmiyorum gerçi.''
Benim kafamdakinin ne gibi olduğunu hatırlamadığım için inan bilmiyorum. Ama çok sevdiğim yerleri oldu, olur da bir gün sözlük yine sessiz sedasız kaybolursa ortalıktan, bunlar bana kalsın istediğim.
-biçare oluşum, sana iletmek için hazırladığım sözcüklerimin üstümde kalmasından, bozuk paralar gibi ceplerimden çıkmasındandır.
-al basıyor birilerinin alnını da, bu alnı genişliğimle ben, gelip gelip senin dizinde uyuyacağıma bir dizede uyuşuyor aklım: "alnımla ilgilenmeliyim".
Ve bitiriyor zaten aslında çok uzun olmayıp da sayfalarca olan mektubunu şöyle:
-ben çok sevdiğimden damarlarımdan birine jacques adını verdim. lütfen ona söyle jacques, bir daha kimse bana böyle sızmasın.
kara güneş - comme bohemia
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder